Hâkimiyet hiyerarşisinin dijital ortamda yeniden biçimlenmesiyle paylaşımlara alınan “beğeniler”; kullanıcılar arasında takas edilen, hep daha fazlası arzulanan, bağımlı kılan, esarete sürükleyen, karşı konulamaz bir yükseliş arzusunun sembolleşmiş hâli oldu. Bu durum öyle geniş kitlelere yayıldı ki kendini üstün hissetme saplantısını temsil eden narsisizm bir kusur olmaktan çıkıp “norm” hâline ulaştı. Böylece yaratılmış sanal cennette, bu kolektif rüyada “kim daha pozitif” savaşı başlamış oldu. Kim daha güzel, kim daha kaliteli yaşıyor, kim daha bilge, kim daha şefkatli, kim daha zeki, kim daha tapınılası? Narsisizmin ateşi “olumluluk yarışı” içerisindeki insanlığı yakıp kavururken üç temel gruba fırsatlar sundu: internet girişimcileri, kişisel gelişim tacirleri ve psikopatlar. Her Altıkırkbeş okuru bilir ki:”Dipsiz, karanlık


Kitap Yorumları - (3 Yorum)
Günümüzde herkesin okuması gereken harika bir kitap çok derin anlamları ve anlatımı var
Sosyal medyayı insanın gelişiminden başlayarak ele almış, yazar kendi de dediği gibi kendini sürekli geliştirmiş. Bazı kısımlar benim için yeni idi, güzel bakış açıları ile okuma sağlanıyor.
Emre Dirağ günümüzde herkesin fikir sahibi olduğu konuyu kendi tecrübeleri ve bilgi birikimi ile harmanlayarak bir teori altyapısı ile bize sunuyor. Kitabı bilgilendirici ve aydınlatıcı buldum. Bazı başlıkların bitiminde daha fazlasını istedim; bazı başlıkların altında ise ana konudan sapıldığını düşündüm. Ancak yayınladığı ilk eser olduğu düşünülürse gayet başarılı ve akıcı bir kitap ortaya sunmuş. İnterneti kullanan kişilerin çeşitliliği ile internetin bireylere yaptığı günlük ve uzun soluklu psikolojik etkisini anlatan bir kitap. Tavsiye ederim.