Kapısı örümcek ağlı Mağarada, meyletmiş topuğu sokmaya yılan,Isırılan adamın dizinde uyumuş Yâr’in yanağına düşen gözyaşı.Gözleri topraklıların önünden geçip giden Sevgili,Örttüğü kapının ardında yatan yiğit adam.”Elhamdülillah, bizim her söze, her suale yüz binlerce cevabımız vardır. Lakin bize dair bir söz işittiğimizde önce söylenen lafa bakarız ‘kelam’ mı diye, sonra söyleyene bakarız ‘adam’ mı diye.”(Gei’de, Mevlânâ’nın iftiralara cevabı)Gel, ‘adamların romanı. Başadamlar: Mevlânâ, Şems-i Tebrizî, Kimya Hatun, Roma Elçisi Marcos, Fatıma, Bahaeddin Veled, Şövalye Nicolas, Gülnihal, Emir Karatay, Sarhoş Abbas…Karşılarında adam olamayanlar: Emir Fülâneddin, Sadeddin Köpek, Tahir Ağa, Hasan Sabbah Fedaileri, Mevlânâ’nın sağ kolu Muid Necmeddin ve küçük oğlu Alâeddin…Fatma Polat, ilk romanında Mevlânâ ve Şems-i Tebrizî aşkının kimyasını anlama ve anlatma yolculuğuna çıkıyor. Gei’de, Polat; Selçuklu, Doğu Roma ve Moğol üçgenindeki sosyal-siyasal arka planı ve kadın faktörünü ihmal etmeyerek alt öyküleri ve kurgusuyla farklı, özgün bir roman ortaya koymayı başarıyor.Selçuklu Sarayı’na düzenlenen iç darbe, heyecan verici Sufi-Molla tartışmaları, Şems ve Kimyanın evlilikle sonuçlanan aşkı, Roma Elçisi Marcos’un imparatoru tayin edecek vasiyeti Mevlânâ’nın evinde bulma girişimleri, Tapmak Şövalyesi Yahudi îzak Algeri’nin Süleyman Mührü’nü Şems’te araması, Anadolu’daki kadın teşkilatları, Moğol-Selçuklu Savaşı, Mevlânâ’nın şehrin ortasında taşlanması, tüneller, kuyular, muammalı Şems Cinayeti ve Yunus Emre’nin Mevlânâ’ya misafirliği gibi önemli sorular barındıran temalarıyla Gel, akıcı, çarpıcı ve realist bir tarihî roman.

Kitap Yorumları - (5 Yorum)
mevlana adına yazılmış bir çok eser okudum.ama hiç biri bu kadar yalın ve tarafsız bir dille yazılmamıştı.kaliteli bir anlatım mükemmel bir eser.
Samimiyet ve sahteliği çarpıcı bir dille anlatan, yaşanılan dönemi tarihsel boyutuyla da değerlendirerek okuyucuya o dönemi yaşıyor hissi veren muhteşem bir eser. Ayrıca; bağlılık, dostluk ve fedakarlık Mevlana, Şems ve diğer karekterler üzerinde mükemmel anlatılıyor…
Kitap sürükleyici ama çok fazla kurgusal. Mevlana ile Şems’i bilmeyen biri yazılanları doğru kabul edebilir. Mevlana ile Şems tanıştıkları zaman halkın karşısına çıkmamışlar. Hep halvette olmuşlar. Bu kitapta maaşallah Mevlana ile Şems hep dışarıda. Gerçekte Şems; Mevlana’yı Allah(c.c.) nazarındaki makamını yükseltebilmek için halk ile görüşmesini yasaklıyor. Böyle olunca da halkta zaten Şems’i istemiyor. Gerçekleri bilmeyenler için kitaba kendilerini kaptırmamalılar isterim.
İsminden de anlaşılacağı üzere Hz. Mevlana, Tebrizli Şems ve Mevlana’nın manevi kızı Kimya (Camalia) üzerinde geçen romanı, gayet akışı, sürükleyici ve duygu yüklü olarak tanımlayabilirim. Anadolu ruhuna ve tasavvufi düşünceye aşık olanların mutlaka okumasını tavsiye edeceğim bir roman. Beni en çok Tebrizli Şems’in hayata ve aşka dair bakış açısı ve duruşu etkiledi. Örnek alınacak bir derviş kesinlikle. Yazara dair de olumlu düşünüyorum. Romandaki olaylar arası kurgu, bağlantı ve akıcılığı beğendim. Yalnız kitap kapak tasarımı sanki biraz gelişi güzel yapılmış gibi. Biraz daha emek harcanıp güzel bir şey ortaya konabilir. Yazarın bundan sonraki eserlerini de merakla bekliyorum. Anadolu insanını ve tasavvufu sevenlerin bizi bize anlatan bu eseri mutlaka okumasını tavsiye ediyorum.
Güzel bir eser.Ama! Kitabın içerisinde Tanrı kelimesi çok kullanılmış ve bu kelime beni kitaptan soğuttu açıkcası….