Kadına yönelik algılar üzerinden yeni kimliklerin inşa edildiği günümüzde “mümin kadın” başlığı altında tartışılması gereken pek çok konunun var olduğu açıktır. Kur’an’a ve Sünnet’e sağlıklı yaklaşamayan anlayışlar, çağın tuzaklarını kavramaktan aciz tutumlar, önyargılardan sıyrılamamış dinî algılar kadın sorununu içinden çıkılmaz bir hale getirdi. Gelenek tarafından nasıl hapsedildiğini öğrenen kadın ise ‘uygun adım’larla modern hapishanesini inşa etme tehlikesi ile karşı karşıya kaldı. Bu sorunu “İslam kadına değer vermiştir!” şablonuyla çözemeyeceğimiz aşikâr.Bu kitap, hayatını Rablerine adamış mümin kadınların kaçınılmaz olarak karşılaştıkları pek çok sorunu aşmaya yönelik çabalara bir katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Başka bir deyişle; kitabın amacı, kendini Allah’a adamak isteyen kadınların gerek zihinsel gerekse pratik düzeyde yaşadıkları açmazlara dikkat çekmek, mümkünse öneriler sunmaktır. Bu doğrultuda konjonktürün değil, Kur’an’ın inşa ettiği akıl ve kalp ile ayetlere yaklaşmak gibi zor ama imkânsız olmayan bir yolda yürümenin gerekliliğine işaret etmektedir.Yazar, kadın konusunu doğru bir zemine oturtmak için bireysel çabaların yetersiz olacağını vurgulamaktadır. Çözüm iffet ve takvayı kuşanmış mümin kadınların, mümin erkeklerle beraber çağa yapacakları tanıklıktadır. Bu tanıklık birikim ve bilinç ister, büyük bir çaba gerektirir. Ancak kadınıyla erkeğiyle Kur’an ve hayat ekseninde kolektif çabalara omuz veren müminler tüm dünya için umut olabilirler.


Kitap Yorumları - (5 Yorum)
Hülya hanımı bir Sanalhane programı esnasında tanıdım ve fikirlerini benimseyerek kitabını almaya karar verdim.
Kendini Müslüman olarak tanımlayan herkesin muhakkak okuması gereken önemli bir eser. Başlık başlık ders konusu niteliğinde ve kitap Müslüman kadın algısına dair ciddi sorgulamalar içeriyor.
Hayatımızdaki kadınların ne kadar değerli olduğunu bilmemiz gerek
ÖZELLİKLE İSLAMI EŞİNİZE ANLATMAK İSTİYORSANIZ EŞİNİZE BU KİTABI OKUTUN ÇOK GÜZEL HAZIRLANMIŞ BİR KİTAP
Kuran’ın ve Rasul’un (sas) kadına atfettiği değerde yaşanan kaymaları ancak geleneğin ve modernizmin dayatmalarından sıyrılarak ‘Eğer onlara mani olmazsak , mescidi fesat yuvasına çevirirler’diye cvp veren oğluna karşı ‘Ben sana , Rasullah’ın sözünü söylüyorum , sen hala bana kendi bildiğini okuyorsun’ diye ‘Kadınların , gece mescide gitmelerine engel olmayın’diyen Peygamberin sözüyle hareket eden Abdullah B. Ömer misali kadınları ikincil vasıftan kurtarıp ‘insan’ olarak ele alan gerçekçi bir bakış açıcı edinmenin tekrardan Kuranın verdiği mesaja ve Perygamberin ahlakına dönerek sağlanacağını göstermesi açısından tatmin edici , faydalı bir kitap .